Kısa kısa
Sevdiğine son kez sarıldığı zamanı bilse keşke insan … hani sarılıyorsun normal bir vedalaşma gibi, yarın tekrar görüşecekmiş gibi… Sonra olmuyor bir daha, nefesini boynunda hissedemiyorsun…

Sevdiğine son kez sarıldığı zamanı bilse keşke insan … hani sarılıyorsun normal bir vedalaşma gibi, yarın tekrar görüşecekmiş gibi… Sonra olmuyor bir daha, nefesini boynunda hissedemiyorsun…
iiki gözüm
Çek git…?
Yalancı bahara bırak yarınlarını ve seni sabahlara dek ağlatan ne varsa hepsini inkar et.
Gidebilecek misin?
Dönülmez yollar yoktur bilirsin.Yine bilirsin ki dönüşün geç kalmışlığında saklıdır dönülmezlik.
Git…!
Kaçışın bir kurtuluş olmadığını bilerek çekil ufkumdan Hüzün ruhun alfabesidir… Kelimeleri de götür….
Dur…!
Biraz daha kal ve dinle, son sözlerini kararan yüreğimin.
Öncekiler gibi yapacak kül tablasına gömdüğün hayatları düşünüp pişman olacaksan hiç gitme…!
Yüreği avucundakiler zaferi yaşayamaz…
Yolunu yolsuz olanlardan seçki dönmek kolay olmasın bulmak yani.
Hatıraları emanet bırakma gece vakitlerine. Saatler şafak kadar bile sadık değildir.
Bak bu kaçıncı dönen dönülmez olduğunu zannettiği yollardan dönen.
Sen kal….! Ben gitmeliyim; gitmeye hakkı olanlar arasından. Çünkü en büyük lafları ben ettim
En tutulmayacak sözleri ben söyledim hipodrom meraklısı kızların masum (!) yalanlarına.
Tövbe günahkarlar içindir. Sancıların kefareti olamaz hiçbir zaman.
Tut ki; hiç kimse aldanmadı benim kadar; hiç kimse kaybettiği güzelliklere ağlayamadı. Say ki; maviye tutkun olan bir benim, bir benim mavide eriten akşamları.
Haklı görünen kim varsa hakkım var üzerinde.
Haksız olanları geç, gidemeyenleri, dönemeyenleri sil-at hayatından en haklı olan sensin
Ve ben döndüğümde bulamayacağımı bildiğim halde gidebilecek kadar güçlüysem saygı duy. Saygı duy emanet bir yürek taşıyan kim varsa bedeninde.
Her şey bittiği yerden başlar demiyorum Bitmeyen şeylerin başlangıcı zaten olmaz.
Sana kaçışın bir kurtuluş olmadığını da söylemiştim.
Ey…
Bu tarifsiz acıların kahramanı sevgilim.
Seni en içten duygularımla selamlıyorum. Nasıl ayrıldıysak her şey aynısı sadece geceler çok daha uzun ve yollar sonuna ekli sonsuzun.
?????????
alıntı
Yiğit abi döktürmüş yine 🙂
Eşyanın tabiatında var yalnızlık
Her şey gider
Herkes gider
Bir tek sen kalırsın
Ne de olsa
Tanrı bir heykeltıraş
Yalnızlığın tanımı konulu bir çalışmada o
Senin gövdeni yarattı
Sana iki göz verdi
İki el
Beş parmak
İki ayak
Ve iki kulak
Kalp neden bir tane
Ve neden bunca kapısı var
Götünle sevmediğine göre
Kalbinin çekeceği var
Öğren artık bunları
Ne zaman yalnız kalsan
Varoluşu anlarsın
Tamlayansın aslında
Kendini yalnızca
Kendinle tamamlarsın
Yiğit Güralp
en büyük imkansızlığı tattık
en unutulmaz aşkı yaşadık
şimdi bizi sadece kadere bıraktık
hayatın ellerine saldık
ahhh suçumuz neydi
allahım neyin bedelini ödüyoruz
birbirimize bu kadar aşıkken
neden bu kadar uzak
bu kadar yasağız
yanacağımızı bile bile
kızgın ateşi göre göre
kendimizi atsak içine
cehennemimizde kavrulsak
neden gitmek zorundayız hep
neden dokunamıyoruz
yüreğimiz bu kadar isterken
neden bu sancılar
sen bana.. ben sana sakıncalı yarr..
içimdeki hasretin yine rüzgarla
döndü dolaştı sevdiğim
yine vurdu gözlerime
gözyaşlarımı saklayamadım gizleyemedim
sensiz geçen her akşamda
yorgun bu bedenim
geri dönmeni bekledim
gidemem yapamazdım sensiz
geceler şahidim (Devamını Oku)
Pencerem boşluğa açılır, göremem gidişini
Camlar buğulanmaz arkandan ve silinmez sevdan
Pencerem boşluğa açılır, göremem gidişini
El sallayamam hiç sana ve yuvarlanır dünya
O son noktanın öncesinde, sonrasında sonra
Olmadığın zamanlara bak tepetaklak (Devamını Oku)
Sustu içindeki..
Yorgun yüzündeki..
Düştü elindeki…
Öldü bir melekti!..
Sen sen sen giderken..
Kalbim burda kalırken..
Ellerim sessiz soğuk ve suskun öyle dururken..
Yalnızlık gittiğin yoldan bana geri gelirken,
Gözlerinden yaş yerine sessiz harfler damlarken,
(Devamını Oku)
nedendir bilinmez dün var olan bugün yalan oluyor. sevmeyi mi bilmeyenim sevilmeyimi bence ikiside, aslında ençok seven de bendim sevilende… ama bendim, artıkben değilim yalnızlığa hoş geldin barış 🙂
Bir acı denizinde kayboldu umutlarım
Ağlarım dalgalardan görülmez gözyaşlarım
Bir boşluğa asılmış kanayan fotoğrafın
Gecelerde çırpınır ebruli kanatların
Nerde masallarım o masum hayallerim
Ben ne zaman büyüdüm anne, kirlendi ellerim (Devamını Oku)
Kurşun rengi bir geceye takıldı kanadım
Önüme dökülen yıldızları toplayamadım
Anlayacağın uzanamadım umutlara…
Yıldız dediğin nedir ki? Nedir ki umut dediğim ?
Karanlık içindeki yıldızdı umut !

Ama gündüz ismi yoktu yıldızların…
Yıldıza yıldız demek için geceyi,
Umudu beklemek için umutsuzluğu seçtim.
Hani varken değeri bilinmez ya sevgilerin,
Elleri soğuk gelir ya yıllanmış sevgilinin…

Vazgeçtim artık yıldız toplamaktan
Ala şafaktır her yıldızın sonu
Yıldız ne işe yarar
Bir çift göz yoksa yanımda bakacak.
Gecenin üstüne yürürken,
Binlerce tohum serpilir içime bilir misin?
Bilirsin elbet, benim bile bilmediğim binlerce acıyı
Senin saçlarına kelebekler konar, kuşlar can çekişir.
Binlerce umut kolayca ölür mü ?
Sökülmez mi ciğeri umudu ölen insanın ?
SEN SANIRSIN Kİ İNSAN SEVDASINI İÇİNE GÖMER,
BENİM SEVDALARIMSA SEVDA GİBİDİR, İNSANI GÖMER ! (Devamını Oku)