Melankoli

Faili meşru / Yiğit Güralp

  • 11 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 2 Yorum
  • Kalır

Öldüm bugün
Ana haber bültenlerinde yoktum
Üstelik kazara kesilmedi nefesim
Bir cinayete kurban gittim

Canıma kast edildi diyorum
Gel gör ki üçüncü sayfalarda bile
Y nokta G diye
Yazmıyordu baş harflerim

Oysa ben failimin baş harfini
Bir ağaca kazımıştım
Ve sahilde kumlara
Ve parktaki banklara
Kaçıncı hamur hatırlamadığım
Türlü çeşit kağıtlara
Ve adımın yanı başına
Ve bir kalbin tam ortasına…
Çünkü ben ne vakit sevsem
Dağ taş duysun isterdim
Ve Allah biliyor ya
Onu da çok sevmiştim

Şimdi tutar sorarlar
Nasıl bilirdiniz derlerse
İyi filan demeyin
İyilik bende kalsın
Güzellik zaten onun
Dedim ya sorarlarsa
Bir kez doğru söyleyin
Çok aşıktı üstelik
Çok da sevmişti deyin

Kanım yerde kalmaz
Aşkın ahı er geç gider
Onu da bulur, onu da vurur
Ve hatta cinayet masasında da belki
Hiç kapanmamış dosyalara inat
Hiç açılmamış
Bir şişe ah-u zar durur
Yanına iki de kadeh koysunlar
Failimden çok önce
Hatırama içip
Kafaları bulsunlar
Çünkü bir bilseniz
Kaç şarkıda bulmuştuk biz kendimizi
Ve kaç şiirin kaç dizesinde
Ve kaç tutkulu filmin
Kaç acıklı ve buruk sahnesinde
Her ay sefasında
Bir sahil meyhanesinde
Kaybedip kaybedip de
Bulmuştuk birbirimizi
Hepsi hatıramda kayıtlı
Meyhaneci iyi bilir
Şarkılar şahidim
Söyleyen dostumdur
Sevdam kara sevda
Şekli meşru
Her aşk adaletten
Bir parça yoksundur

Ne devir servet- i fünun
Ne kimseler mecnun değil
Öldüm diyorum size
Ve failim meçhul değil
Alın diyorum
Alın ipuçları size
Tüm bunlar da mı yetmedi
O vakit
Soğuk bedenim şahit
Ne hacet söze

Tenimde ellerinin
Şefkatli izleri var hala
Attığım her çığlıkta
Usulca dokunmuştu
Dudağımda dudağının
Ölüm öncesi zehri
Dişleriyle dans edip
Gövdeme tutunmuştu

Aslında bir bakıma
Bugün ölmeseydim belki
Sevişirken ölecektim
Öyle güzel
Öyle güzeldi ki
Sorun anlatırlar size
Bütün fallarda çıkmış
Eş dost söylemekten bıkmıştı
Kaskatı kalbinden söktüğü bir taşla
Öldürecekti bir gün beni
Yani aslında ikimizde
Biliyorduk bir gün öleceğimi
Yine de her ölüm erken
Her ölüm zamansız
Öldüm diyorum işte bugün
Ve olay yerine ne bir kamera
Ne de bir ambulans geldi
Şahide de gerek yok
Anlatıyorum işte:

Bir hoşçakal duydum önce
Gövdemde bir titremeyle
Yerlere serilmişim
Ansızın bitti işte
Kayıtlara böyle geçsin
Bu kadar çok severken
Zamansız terk edilişim
Ne acı ki
O benden vazgeçerken
Ajanslara geçmemiş
Vedayla katledilişim

Yiğit Güralp

  1. sad_E dedi ki:

    Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
    Dur! diyorum yıkılıyorum.
    Uçurumları başucuma koyuyorum sonra
    okşuyorum saçlarını rüzgarda
    sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime .
    Gitme !diyorum gitme düşüyorum
    Sonra beni soruyorlar bana.
    Tanımıyorum diyorum daha hiç karşılaşmadık
    Aynı çizgide bilge susu mu dinliyorlar ben sustukça.
    Yazık bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
    önce bir bir sonra hepsi.
    Sonra bir uçurumlar kalıyor bir de yıkımlar.
    Verilen her şey boşmuş gibi alınıyor
    Önce bir bir sonra hepsi.
    Sonra mı?
    Bir ben kalıyorum bir de yalnızlık.
    Uçurumlar yıkımlar ben ve yalnızlık…

    Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi yatıyoruz yanyana …
    Öpüşüyoruz sevişiyoruz da hatta
    Herşey oyunun yasaklarına uygun bir günah oluyor sonra
    Tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz telli kanlı düğün işte…….

    Üşüyor saçlar biliyorum dargın mısın ?
    Bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala.
    Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
    hala kaçıyor musun zamansız gözlerini bırakarak birilerinde
    hala ellerinden tutup sevgileri dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak….
    Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun?
    Kendin kadar aklımdasın !
    Hala öyle savruk bir gök
    hala öyle yurdunu yatağını bulamamış bir mavi
    ve aşkını şaşırmış bir tanrı…
    çoğalan sızısıyla mutlu bir yara….

    öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
    öyle bıraktığım gibi misin?
    Gerçeği yakmada hala usta mısın
    yoksa çırak mı yanarken yalanda.
    Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
    somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde .
    Anlattıkça eksilen tek anlam .
    Anlattıkça eksilen tek anlam ….
    Hala bıraktığım gibi misin ?
    yoksa beni bıraktığın gibi mi…
    Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
    Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma…

    Hala bıraktığım gibi misin?…..

  2. sad_E dedi ki:

    Bir sahilde ağlarken sessizce
    Silivri yolları geldi aklıma
    Adını yazdım kumların üstüne
    Martılar konuk oldu yalnızlığıma

    Kazanan sensin artık anladım
    Kaybeden ben
    Lakin,
    Mevsimler boyu hatırlanacaktır
    Gözlerimin içinde yer edenler
    Unutma,
    Hep bir yanılgı olmuştur artık bitti denilenler

    Sorular hiçbir şeye bırakmazlar yerlerini
    Aynıdırlar hep ve cevapsızdırlar
    Söylediğin yalanlar gelir aklıma
    Yaptığın onca yanlışlar
    Değiştiremezsin hiçbirini
    Yaşananlar daima yaşandıkları gibi kalırlar

    Şimdi otur ve ağla
    Hiçbir şey eskisi gibi olamaz artık
    Ve gidenler dönmezler bir daha asla
    Ne kadar da çok hata
    Belki yanlış yerde ve yanlış zamanda

    Ben anlatamam, sen anlayamazsın belki de
    Yaşamak her şeyi en derininde ve olabildiğince
    Yani ki diyorum,
    Aşkı ayırt edebilmek benzerleriyle

    Hiçbir şey eskisi gibi olamaz
    Bunu öğrendim ben
    Ve artık ben de
    O eski ben değilim zaten

    Nâzım gözleri yaşlı duruyor önümde
    Ağlama diyorum
    – Yapamıyorum, diyor… (RAN)

Bir Yorum Yazın