Melankoli

Seni seviyorum derken…

  • 11 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 2 Yorum
  • Kalır

Zamanla seversin her şeyi
Kedini, köpeğini, kuşunu
Astını, üstünü
Hatta eşini, dostunu
Yar sevmek öyle mi?
Bir bakışın yarasıdır
Bir gülüşe de bakar çoğu
Korkuları kreşe bırakırsan
Biraz yüreğin de varsa hani
Bir an sürer
Seni seviyorum demek
İnan o kadar ani

Kalfalık uzun iş doğrusu
Ustalığınsa epey zamanı var
Bense seviyorum seni
Bu işe bugün başladım
Önce gözlerini sevdim
Gözlerin bana seni getirdi
Sonrası…?
Sonrası yok…
Gözlerine doyamadım ki daha
Tanıdıkça sevenler
Sevdikçe doyanlardır
Doyulmak mı istiyorsun
Sevilmek mi istiyorsun
Sevmek benim işim
Sen sevildiğini bilesin
Ne kadar tecrübeliysen
Onca hasarsız sevilmiyor
Ha şunu da bilesin

Seni seviyorum derken
Başka hiç bir şeyi düşünmem ben
Tarih öncesi çağlar gelmez aklıma
Yaklaşan bulutları düşünmem
Ne Brütüs’ün Sezar’ı vuruşu
Ne bir aslanın avını parçalayışı
Hepsi kendi sorunu
Bense seni seviyorum
Seni seviyorum derken
Her kelimesi doğru
Kurduğum cümlenin
Yüklemi ne, öznesi kim
Gayet iyi biliyorum
Tamlamadaki “sen” sensin
Ve ben de seni “seviyorum”

Yiğit Güralp

  1. sad_E(hayalet) dedi ki:

    Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.

    Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

    Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin… İki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

    Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu yapmadın” diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. “Peki o ne yaptı” deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
    Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?

    Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki….

    Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası….

    Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.

    Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…

    Nazım Hikmet

  2. admin dedi ki:

    yeniden okumak, heyecanlandırdı.

Bir Yorum Yazın