Melankoli

Yüreğim ağır yaralı derinden…

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

kimseler dokunmasın içimdeki yaraya,
sormasın bana. . .
adımı çağırmasın,cenneti anlatmasın!
artık batmasın awucumda ki dikenler,
susturun şarkıları,hatırlatmasın bana unutulmazı.
beni bana bırakın,tüm şiirlerim yarım kalsın…

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=H_PSpe8S72I[/youtube]

dünyadaki büyün ağaçlar sana oksijen üretmek için var

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=Hfw2v2mjx68[/youtube]
eda duru, eczacı
boy 165
kilo 53.2
en sevdiği yemek lahana sarması
en sevdiği film not defteri
en sevdiği fıkra arkadaşlar organize olalım fıkrası
mutlu olduğu zaman giydiği açık mavi gömlek
mutsuz olduğu zaman giydiği gri gömlek
her esnemesinin sonunda mahcup mahcup gülümsemesi
her endişelenmesinde sol elinin işaret parmağını kemirmesi
her öfkelendiğinde kalkan sol kaşı
rüzgar esince uçmasa da eteklerini tutman (Devamını Oku)

unut beni.

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=dMt1s9aVwkM[/youtube]

Günler sonra biraz daha iyiyim. Ama sanki günler değil, yıllar geçti. Öyle yandı ki canım. Pes ettim sanırım… Daha fazlasını kaldıramıyorum. O dayanılmaz stres ve acı. Gururum. Kalbim. Yolun sonuna geldim galiba. Hissizleştim biraz. Dedikleri gibi  “Hiç bir acı ilk gün ki gibi kalmaz.”

Ne gün güneşe doymayı bilir ne de ben sana bakmayı

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=5wzntE1XNrs[/youtube]
Ne kağıt kalemsiz olmayı bilir ne de ben sensiz kalmayı
Neden bir dert biter diğeri gelir ateştir bu iyi bilir yakmayı
Kuşları anladım da senin kanatların yok nasıl uçtun da gittin
Kırık cam misali hatalarım acıtır seni böyle mi kaybettim (Devamını Oku)

Hep seni seviyorum

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=pWNqwAM-5k0[/youtube]

Bana huzur veren birini sorsalar
Adını söylerdim
Geçen o günlerimi geriye alsalar
Ah nasıl isterdim

Ağlayan yüzünü
Bana o son sözünü
Dün gibi hatırlarım
Beni bilirsin ya
Kafam karışınca
Hep seni sayıklarım (Devamını Oku)

seni tanımayan yok bu şehirde

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

[youtube]https://www.youtube.com/watch?v=xlOiXiyz12s[/youtube]
Seni tanımayan yok bu şehirde
Salaş meyhanedeki Yorgo
Kır kahvesindeki Süleyman abi
Batakanedeki Mine
Son ada vapurunun demir parmaklıkları
Emirgandaki tahta masa
Bakırköydeki seyyar satıcı
Yeşilköydeki dondurmacı
Seni tanımayan yok bu şehirde
Yeter çek git güneşimden
Ya da beni bana bırak ne olur
Hiçbirsey beklemem ayrılırken
Seni tanımayan yok bu şehirde
Dönüşünü bekler
Evimdeki yastığım yorganım duvarım gitarım ben
Rüzgar bir hüznü oynatır yerinden
Ve sevgiyle ağlarım düne
Ve birikir içimde bir acı şehir ve sen
Aşkın içindeki çıplak ışıklardır
Geceler boyunca yanan
Geçmiş bir fırtına olur sürükler beni
Kahrolurum inan
Yeter çek git güneşimden
Ya da beni bana bırak ne olur
Hiçbirşey beklemem ayrılırken

sevmek insanın en büyük acısıdır

  • 8 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

“sevmek, bizim kendimize ve dünyaya karşı giriştiğimiz hırsızlığa, kendi gücümüzle karşı çıktığımız biricik haklılığımızdır. alacakaranlığın ufalaya ufalaya sildiği bir adamı tutup ellerinden, başına ay ışığından bir hale geçirmektir, kaybolmadan sabaha çıksın diye. sevmek, özünde var olan büyük bağlanmaya karşın, insanı günlük ilişkilerin kişiliksizleştirdiği tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür … işıkları kesilmiş odalarda kirpiklerden ve parmaklardan mumlar yakıp, derin bir hazla ışıyan güzelliğini seyretmektir.

sevmek barışın kişiye özel adıdır. kalabalığa karşı bireyin özgeliği, kalabalağa kişilik veren biricik olanaktır… taşa ses veren duygusu insanın, en kolay bağışlanacak kusuru, ölümün eşiğinde bile dilinde çırpınan ıslığıdır.

yine de insanın kendine en büyük ihanetidir sevmek. sığlığın kolaylığından derinliğin başdönmesine geçmek zorlu bir yürek türküsüdür, içindeki binlerce gözü susturmayı gerektiren. istemekle yapmak arasındaki o ince çizgi, binlerce yılın günah burgaçlarıyla bir uçuruma dönüşür. dünya karşı tarafta, biz bu tarafta kalmışızdır. bir iki cılız sesten başka ses yoktur sesimizi karşılayan… bu uçuruma verebileceğimiz kurban, içimizde yeni yeni kekelemeye başlayan sevincimizdir… mutluluğumuza karşı ayaklanan çoğunluk geri çekilmiş, kimse mutsuzluğumuzla ilgilenmez olmuştur. herkes içine gömdüğü yaralı bir hayvanla iyileşmeye çalışmakta, dünyayı düzene koymaya devam etmektedir.

sevmek insanın en büyük acısıdır…Şükrü Erbaş