Melankoli – bir kere sever insan, bende sende denedim şansımı

seni tanımayan yok bu şehirde

  • 6 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır


Seni tanımayan yok bu şehirde
Salaş meyhanedeki Yorgo
Kır kahvesindeki Süleyman abi
Batakanedeki Mine
Son ada vapurunun demir parmaklıkları
Emirgandaki tahta masa
Bakırköydeki seyyar satıcı
Yeşilköydeki dondurmacı
Seni tanımayan yok bu şehirde
Yeter çek git güneşimden
Ya da beni bana bırak ne olur
Hiçbirsey beklemem ayrılırken
Seni tanımayan yok bu şehirde
Dönüşünü bekler
Evimdeki yastığım yorganım duvarım gitarım ben
Rüzgar bir hüznü oynatır yerinden
Ve sevgiyle ağlarım düne
Ve birikir içimde bir acı şehir ve sen
Aşkın içindeki çıplak ışıklardır
Geceler boyunca yanan
Geçmiş bir fırtına olur sürükler beni
Kahrolurum inan
Yeter çek git güneşimden
Ya da beni bana bırak ne olur
Hiçbirşey beklemem ayrılırken

sevmek insanın en büyük acısıdır

  • 6 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 1 Yorum
  • Kalır

“sevmek, bizim kendimize ve dünyaya karşı giriştiğimiz hırsızlığa, kendi gücümüzle karşı çıktığımız biricik haklılığımızdır. alacakaranlığın ufalaya ufalaya sildiği bir adamı tutup ellerinden, başına ay ışığından bir hale geçirmektir, kaybolmadan sabaha çıksın diye. sevmek, özünde var olan büyük bağlanmaya karşın, insanı günlük ilişkilerin kişiliksizleştirdiği tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür … işıkları kesilmiş odalarda kirpiklerden ve parmaklardan mumlar yakıp, derin bir hazla ışıyan güzelliğini seyretmektir.

sevmek barışın kişiye özel adıdır. kalabalığa karşı bireyin özgeliği, kalabalağa kişilik veren biricik olanaktır… taşa ses veren duygusu insanın, en kolay bağışlanacak kusuru, ölümün eşiğinde bile dilinde çırpınan ıslığıdır.

yine de insanın kendine en büyük ihanetidir sevmek. sığlığın kolaylığından derinliğin başdönmesine geçmek zorlu bir yürek türküsüdür, içindeki binlerce gözü susturmayı gerektiren. istemekle yapmak arasındaki o ince çizgi, binlerce yılın günah burgaçlarıyla bir uçuruma dönüşür. dünya karşı tarafta, biz bu tarafta kalmışızdır. bir iki cılız sesten başka ses yoktur sesimizi karşılayan… bu uçuruma verebileceğimiz kurban, içimizde yeni yeni kekelemeye başlayan sevincimizdir… mutluluğumuza karşı ayaklanan çoğunluk geri çekilmiş, kimse mutsuzluğumuzla ilgilenmez olmuştur. herkes içine gömdüğü yaralı bir hayvanla iyileşmeye çalışmakta, dünyayı düzene koymaya devam etmektedir.

sevmek insanın en büyük acısıdır…Şükrü Erbaş

Ceyhun Yılmaz – Bensizliğim

  • 6 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 7 Yorum
  • Kalır


Aşk acısı çekmekle suçluyorlar beni,
Oysa acıyı aynada görmeyi göze aldım ben seni severken zaten.
O hüznü büyütemeyenin ne işi var ki aşk’la
Benim derdim başka.
Sen neşemi aldın giderken
Kahkaha ne demekse
Yükleyince adının anlamına,
Yaz olunca güneş
Sonbahar olunca yağmur
Şimdi gidiyor ağrıma. (Devamını Oku)

mutluluk sırası bizde.

  • 6 sene önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 4 Yorum
  • Kalır

Hani mutluluk seni terk etti sanırsın ya kimi zamanlar… Bir daha olduğun semte uğramayacakmış gibi gelir.. Elini bırakıp giden annesinin peşinden ağlayan çaresiz bir çocuk gibi kalakalırsın yalnızlıkta ve onsuzlukta. Ama tam bitti derken,taze bir başlangıcın kokusuyla uyanırsın bir sabah..

Hep kahpeliğini gördüğüm dünyanın, insana gülen bir yüzü de varmış… Çaresizliklere sürüklediği gibi ufukların ötesine de ulaştırırmış insanı.. Tam her şey bitti derken güneş sadece senin için doğabilirmiş kimi sabahlar.. Tan sadece sana kızarırmış ve senin şerefine esermiş rüzgar.. Dalgalar en güzel şarkısını sana söylermiş. Bugün bu duygunun verdiği mutlulukla akşam oluyor..mutluyum ve yarınlara gülen gözlerimle bakıyorum.

Sıra bende (bizde) hayat!

Alıntı