Melankoli

HAYKIRIŞ

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Genel

Beni duyabilir misin uzaklardan?
Geleceğim deyip de özlemle ile bekleyişimi.
HAYKIRIŞLARIMI…
Bir umutla söylenen sözleri, kendime yorgan edip de ruhumu sarmasını, sıcacık ısıtmasını.
Bilinmeyenlere yol alırken, ruhumun senle olduğunu bilmek veya kuşku duymanın verdiği zulmü acaba bilir misin?
Ey AŞK ben buradayım.
Peki sen nerdesin?

ÖMER SEYFETTİN KAŞAĞI

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 3 Yorum
  • Genel

Ömer Seyfettin’in muhteşem öyküsü Kaşağı’da işlenen asıl konu, evin büyük oğlunun kardeşine yapmadığı bir olaydan dolayı yalan söyleyip iftira atması sonra kardeşinin ölü mü üzerine yaşadığı vicdan azabı anlatılır.
Bu güzel öykünün konusu hakkında kısaca bahsetmek istiyorum.
Evin büyük oğlu, kardeşi Hasan, dediğini yaptıran otoriter bir baba, anne, seyisleri Dadaruh ve hizmetçileri Pervin’le aynı evde yaşamaktadırlar. Çocukların annesi her yaz İstanbul’a akrabalarını ziyarete gider. Yazları çocukların yapmaktan en hoşlandık ları şey atları olan Tosuna bakmak, ona su ve arpa vermek ve kaşağı ile onu tımarla maktır. Bir gün seyis Dadaruh’un bile kullanmaya kıyamadığı İstanbul’dan gelen kaşağıyla Tosun’u tımar etmeye başlar. Fakat Tosun’un bu durumdan rahatsız olunca kaşağının ucunun sivri olduğunu düşünerek, kaşağının ucunu önce duvara sürter daha sonra tekrar tımar etmeye başlar. Tosun yine huysuzlanmıştır. Büyük abi sinirlenerek, kaşağıyı taşla ezer ve yalağa atar.
Yeni kaşağının yalakta kırık bir biçimde olduğunu gören baba çok sinirlenmiştir. Bu durumdan korkan büyük abi kaşağıyı kardeşinin kırdığını söyler. Çok sinirli olan baba Hasan’ı bu konu hakkında sorguya çeker. Hasan’ın ısrarlı bir şekilde suçu kabul etmemesi üzerine ona tokat atarak, ev hapsi ve ahıra bir daha girmeme cezası verir.
Bu olayın üzerinden bir yıl geçmiştir. Hasan kuşpalazı yani difteri hastalığına yaka lanmıştır. Birkaç gün sonra da Hasan ölür. Büyük ağabeyyi artık büyük bir vicdan azabı sarmıştı. Kardeşinin hastalanmasından ve ölümünden kendini sorumlu tutuyordu.
Bu öykü özellikle ilköğretim çağındaki öğrencilerin hatta yetişkinlerin okuması gereken; insanlara ahlakı, iyiliği öğreten acaba büyük ağabeynin yerinde ben olsaydım ne yapardım? Sorusunu sorduran sürükleyici bir hikaye okumanızı tavsiye ederim.

ÖZBAKIM BECERİLERİNİN KAZANDIRILMASINDA TUVALET EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 1 Yorum
  • Genel

Çocuklarımız bizlerin ve ülkesinin en değerli hazineleridir. Ailesine ve ülkesine yaşa dığı çevreye iyi bir insan olabilmeleri için de doğumdan yani okul öncesi dönemde bazı beceri ve yetilerin kazandırılması şarttır. Bu yüzden, bu dönemde çocuklara kazandırı lacak özbakım becerileri, onların ileride kendilerine güvenilir ve kişilik sahibi bireyler olmalarında en önemli adımlardan birisi olarak karşımıza çıkar.
Çocuklar doğduğu andan itibaren özellikle anne ve bakıcı ve eğitimci durumdaki ebeveynlerine her yönden bağımlıdır.(beslenme,giyinme,korunma vb.) Özbakım becerileri bir başka anlamda çocukların i ihtiyaçlarını yeterli olgunluğa eriştikten sonra kendi başlarına yapabilmesi anlamına gelir. Kişisel beceri kazandırma da aileye büyük görevler düşmektedir. Aile her çocuğun bir olmayacağını; kişisel, duygusal, fiziksel farklılıklar olabileceği durumunu göz ardı etmemelidir. Özbakım becerileri denince aklımıza tuvalet eğitimi, yemek yeme, diş fırçalama, el ve yüz yıkama, kendi kıyafetleri yardımsız giyebilme, ayakkabı bağının kendisinin bağlaması ve çözebilmesi gelmektedir.
Bunlara kısaca deyinmek gerekirse;
TUVALET EĞİTİMİ: Tuvalet eğitimini verirken ilk ve en temel durum çocukların fiziksel bakımdan yeterli olgunluğa ulaşmasıdır. Ortalama 18-20 aydan sonra bir çocuk( fiziksel farklılıklar olabilir) tuvalet eğitimi için fiziksel olarak gerekli olgunluğa ulaşmıştır. Ailenin sabırlı olması ve çocuğun duygusal olarak ta hazır olması çok önem teşkil eder. Çocuğunuza bu eğitimi verirken gözlem çok önemlidir. Onları gözlemleye rek tuvaletlerinin ne zaman geldiğini anlama yoluna gidilmelidir.
Çocuklarınızın rahat edebileceği lazımlık veya klozete oturtma yolu seçilmelidir. Bu dönemde çocuğu sıkmayacak uygun, geniş ve beli lastikli kıyafetler giydirmek çok önem lidir. Her tuvaletini yapışta onu ödüllendirmeyi ihmal etmeyin. Bir öpücük veya aferin yeterli olacaktır. Çocuk altına kaçırdığında veya klozete oturttuğunuz halde yapmıyorsa ona kızmayın, bağırmayın çocuk ne kadar korkarsa eğitimin zamanı o kadar uzayacak
tır.

EĞİK EL YAZISI ÖĞRETİMİ VE YARARLARI

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Genel

Bilindiği üzere yeni ilköğretim müfredatımızda 1. sınıftan itibaren çocuklarımız eğik el yazısı ile eğitim ve öğretime başlamaktadır. Yazı yazmak, sözel ifadelerin mümkün olmayacağı ortamlarda, kültüre ait bilgi ve becerilerin gelecek nesle aktarılmasında en önemli kaynaktır. Asırlar öncesinden bize ulaşan bilgiler ve bu bilgilerin genişletip aktarılmasında büyük rol oynar. Diğer bir ifadeyle çok önemli bir iletişim kaynağıdır.
Yukarıda yazılan ifadelerden yola çıkarak, eğik el yazısı sistemiyle, öğrencilerimizin elini kaldırmadan yazdığı kelime ve cümlelerde akıcılık ve serilik becerilerini kazanma ları amaçlanılmıştır ki Avrupa da bu sisteme yıllar önce geçilmiştir.
Bu yazı sistemiyle çocuklarımız kelimeler içinde yer alan harfleri dik yazı sistemine nazaran daha iyi öğrenebilmektedirler. Elin doru ve istenilir hareket etmesi aynı zaman da algılama ve o harfi yazabilmesiyle doğru orantılıdır.
Dik yazı sisteminde kelimeler yazılırken durulurdu oysa ki eğik el yazı ile geri dönüş yoktur. Yazı bir noktadan başlayarak başka bir noktadan biter.
Yapılan araştırmalara göre bir yetişkinin eğik el yazısını öğrenmesi, yedi yaş gurubu bir çocuğun öğrenmesinden daha zor olduğunu göstermiştir. Bu yazı sistemiyle, dik yazıya oranla ters yazmalarında önüne geçilmiştir.
Bu yazının öğretiminde öğretmenin bazı hususlara dikkat etmesi gerekmektedir.
Öncelikle çocukların küçük kas gelişimi dediğimiz, parmak kaslarını geliştirici etkinlik ler yapması gerekir.( makas tutma-kesme, oyun hamurlarıyla şekiller yaptırma, kum havuzunda ve havaya yazı yazdırmak, yapbozlarla oyun, çeşitli düz ve eğik çizgi çalışmaları)
Çocuklarımızın yaş ve algılama sürelerine göre ilk başlarda eğik el yazı öğretim süre si kısa tutulmalıdır. İlk başta harf öğretimi gerçekleştirilmeli sonra harfler kelimeler içinde öğretilmelidir. Öğretmenin kişisel becerisi öğretim metot vestrateji öğretimde oldukça önemlidir. Ayrıca, çocukları sıkmadan eğlenceli bir ortamda eğitim ve öğretim yapmalıdır. Öğrencilerin algılama ve zeka seviyelerini göz önüne alarak bu doğrultuda plan ve program hazırlamalıdır. Öğrencinin yazı defterini dik tutmasına ve sırada dik oturmasına dikkat edilmelidir.Eğik yazı sisteminde yazı yazmada gerçekleşen bir çok hatalar yok olur ve yazı yazma hızı artar. Harfleri doğru yazma ve estetik bir yazı görünümü açısından bir çok yararı vardır.

Sana Ankara gibi aşık olmak

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

Sen telaşlı bir kalabalığı ağırlıyordun içinde sevgili..hep koşturan küçük insanların vardı içinde. Nereye gideceklerini bilmeyen ama hep yürüyen..

Istanbula benziyordun sevgilim..sapkındın.aramıza mesafeler, tek gecelik yaşamlar, başka vücutlar gidiyordu.

Istanbula benziyordun sevgilim..içindeki ağırlığı boşaltmak için organlarını bağışlamak gerekiyordu..
(Devamını Oku)

Bendeniz – Cumadan Pazara

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

Anlatılmaz yapılanlar
Alınanlar verilenler
Bu gönülden çekip gidenler
Unutmuş gibiler

Anlatılmaz yapılanlar
Alınanlar verilenler
Bu gönülden çekip gidenler
Unutmuş gibiler

Ben anlatamam olanları
Söyledim gitti yalanları
Tutulsun dilim söylediklerim
Bırakmıyor yalnızlık beni

Cumadan pazara kaç gün var arada
Derdim ne içiyorum gücüm yok sabaha
İçimden geçenler söylenmiyor ama
Bu aşk bitmeyecek belamısın be dünya

Cumadan pazara kaç gün var arada
Derdim ne içiyorum gücüm yok sabaha
İçimden geçenler söylenmiyor ama
Bu aşk bitmeyecek belamısın dünya

Şarkı 10 numara olmuş, dinlemenizi şiddetle öneririm.

Aşk’ a ve terk’e dair

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.
Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında…
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin müsebbibi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak…
Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz;
“Ölmek var, dönmek yok”tur.
(Devamını Oku)

Dinle..

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kalır

O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz…
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin…
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain… (Devamını Oku)

Türkan Saylan’ı kaybettik

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Genel

Prof. Dr. Türkan Saylan, bugün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Servisi’nde uzun süreden bu yana tedavi gören ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, bugün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.

Saylan’ın vefatının ardından ÇYDD Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı. ÇYDD’den yapılan açıklamada Saylan’ın saat 04.30 sıralarında vefat ettiği bildirildi. (Devamını Oku)

Canlı yayın vakaları :)

  • 17 yıl önce, admin tarafından yazılmıştır.
  • 1 Yorum
  • Kalır

ya ben boyle bir mantigin taa anasini…
– canli yayindayiz beyfendi, gotluk yapmayin..
——————————————-
bu bir canlı yayın çiğdem anat gafıdır…
– ankara’ya mı bağlanıyoruz şimdi?
+ siktir et ankara’yı.. banu’yu bulun bana!
——————————————-
olan biten: yanlış numara

– şimdi superonline genel müdürüne bağlanıyoruz.
efendim yurtdışı internet bağlantılarindaki…
+ bana mı soruyon ehe ehe.. hasktir ulan!
——————————————- (Devamını Oku)

12