öylesine bilmem kaç
Filed Under (Genel) by admin on 23-07-2010
Seni hala beklemek aklıma hakaret mi? Böyle bekleyebilmek yoksa bir marifet mi?
Seni hala beklemek aklıma hakaret mi? Böyle bekleyebilmek yoksa bir marifet mi?
Gelin arabasının önünü kesen çocuklara verilen zarf gibi bomboş çıkıyorum sana… Her ne kadar plakasında ‘Mutluyuz’ yazsa da…
Kin tutmaz kalemim , bilirsin. Sen kapatsanda c/ismimin üstüne son sayfanı , bu masalın devamını bir ömür bekler yüreğim.. Sana git diyebilmek için kaç alfabe satın aldım z/amansız pazarlıklarla bilsen. Tüm kırgınlıklarımı çıkarıp kumbaramdan saydım , bir ´ git ´ etmedi.. Yanında ‘me’si olmayan bir git yakışıtırılmadı…
Cilalanmış fayansları batır… Takım elbiseleri batır… Karşılıksız aşkını batır… Ulaşamadığın şehirlerin gemilerini batır! Sesinin kötü olmasına aldırmadan söyle şarkını… Bağır!..Tanımadığın insana sarılamıyorsan , yastığına sarıl!.
Olur da olamazsam buralarda,
yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum.
Uyumak yüzyıllarca uyumak…
“Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalamadıklarından anlayışsız oluyorlardı.”
Yusuf Atılgan – Aylak Adam
Dört tarafı hüzünle çevrili bir et parçasıyım şimdilerde..kıyılarım yosun… derin bir geçmişim var denizin dibinde ne sana gelebiliyorum nede görebliyorum etrafı tepemdeki bulutlardan….!
“Makyajı akıyor farkının herkesleşiyorsun… “